Ömür buz gibi eriyip giderken, zaman çalsada bir şeyleri bizden, bize kalan bir vefa, bir selam, birde habersiz yapılan duadır. En güzel sevgiliye hayırlı kullar olmak dileğiyle HAYIRLI CUMALAR
12 Nisan 2012 Perşembe
Fırında Sütlaç
Bahar havasında güneşli ve sıcak bir günden herkese selamlar sevgiler
aslında sütü tatlıları çok severim ama sütlacı bir başka severim :))ya birde sütlacı kaselere boşalttıktan sonra tencerede artanı sıcakken yemeyi oy oy oy :))
Malzemelerim :)
1 lt süt
1 yemek kaş. tereyağı
1, su bard. şeker
1 kahve fincanı pirinç
2 yemek kaşığı mısır nişastası
1 yumurta sarısı
(isteğe göre,1 paket vanilya)
1tutam tuz
1 su bard. kavrulmuş fındık
1 su bard. kavrulmuş fındık
Önce Pirinci bir tencerede içerisine bir tutam tuzla su koyarak 10 dak. kaynattım .
Sütü pişirmeye aldım.
Kaynayınca şeker ve tereyağını içine ilave ettim tekrar kaynayınca pirinçi ekledim ve sürekli karıştırarak 5 dak. kaynattım.
Mısır nişastası, yumurta sarısı ve su çırptım.
5- dak. kaynayan süte nişastalı karışım ve vanilya ekledim.
Birkaç dakika kaynadıktan kıvama geldikten sonra güveç kaplarına paylaştırdım ve fırın tepsisine yerleştirdim. Kaselerin yarısına gelecek şekilde tepsiye su koydum 250 derceli fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirdim. Fırndan çıkan sütlaçların üzerine kavrulmuş fındık serptim. Soğuyunca servis ettim .Bu kadar :))
Ellerime sağlık nasılde güzel oldu:))
Afiyet olsun
sevgiler,selamlar
Bu tarifimi ayrıca sevgili
Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği'nin ev sahibesi
gönderiyorum,kolay gelsin :)))
Etiketler:
fırın sütlaç nasıl yapılır,
geleneksel tatlılar,
pirinç,
süt,
sütlaç,
sütlü tatlılar
11 Nisan 2012 Çarşamba
TEKNOLOJİNİN İLETİŞİME ETKİSİ
TEKNOLOJİNİN İLETİŞİME ETKİSİ
İnsan, sosyal olmak zorunda olan bir canlıdır. Sosyolojinin de yegane kuralı bu olsa gerek. İnsan yalnız yaşayamaz, mutlaka bir ortamda olmak zorundadır. İnsan, sosyal ortam olmadan yaşayamaz. Yalnızlık Allaha mahsustur. Allah, hiç kimseye muhtaç değildir; ancak insanlar birbirlerine muhtaçtırlar.
O halde yalnız yaşayamayacak ve sosyal olmak zorunda olan insan ne yapmalı? Nasıl bir iletişim kurmalı? İnsanlarla iletişim kurarken nasıl davranmalı? Bu soruların cevabını sosyologlar, psikologlar, sosyal psikologlar ve davranış bilimi uzmanları yıllardır araştırıp yazmışlardır. Yaşadıkları toplumun sorunlarını çözmeye çalışmışlardır. Toplumlar, her dönem farklı iletişim sorunlarını yaşamışlardır.
Günümüz insanı, sosyalleşmekten oldukça uzaklaşmaya başlamıştır. Adeta yalnızlaşmıştır. Çağın getirdiği sorunlar, kişileri sosyal ortamdan uzaklaştırıp bireyselleştirmeye ve yalnızlığa itmiştir. Sosyal ortamda yaşayanlar da birbirleriyle iletişim kurarken, zaman zaman iletişim hataları ve kazaları yapmaktadırlar. Yüzyıllardır nesilden nesile aktarılarak gelen, saygı, sevgi, şefkat, muhabbet, örf, adet, gelenek, görenekler yerini zamanın anlamsız, garabet iletişimine bırakmaya başladı. Eskiden herkesin görevi, sorumlulukları belliydi. Hayat rutin bir şekilde akıp gidiyordu. Nadiren, aykırı kişiler çıkar ya çok büyük insanlar olur ya da çok kötü işler yaparlardı. Lakin toplumun yaşantısı ve kurallarına genellikle hiç kimse ilişmezdi.
Günümüz teknolojisinin, insan hayatı, iletişimi, inancı, düşüncesi ve duygusu üzerinde çok büyük etkisini görmekteyiz. Teknoloji, aile içi ilişkiler, arkadaş ilişkileri, toplumsal ilişkiler vs hayatın her dönemini ve kesimini çok hızlı bir şekilde etkilemeye devam etmektedir. Saygı kavramı adeta bitmiş, sevgiler ise sahte olmuş durumda. Gelenekler gereksiz diye düşünülüyor. Gençler tamamen sanal ortamın etkisinde, “ömrünün önemli bir kısmını bilgisayar başında geçiriyorlar. Gençler gece bilgisayarın başında, gündüz okullarında uyukluyorlar. Konuşma dili bozulmuş, birbirleriyle konuşurken küfür ve sövme sözcüklerini dillerinden düşürmüyorlar.
Yetişkinlerin durumu da pek farklı değil. Teknoloji yetişkinleri de köklerinden koparmaya başlamış. İdealizm gülünç kabul edilmiş, iyilikler menfaat beklentisi gibi algılanmış, komşu ziyaretleri neredeyse bitmiş, akraba ilişkileri çok zayıflamıştır. İnsanların maddi kazanç derdi, onları sosyal hayattan uzaklaştırdı. İnsanlar adeta akşamları evine mahpus olmuş, hiç kimseyle görüşmüyorlar. Geçim derdi ve kaygısı gerekçesiyle muhabbetler bile farklılaştı. Paralı görünmemek, borçlu görünmek moda oldu. Gerçi borçsuz insan pek kalmadı günümüzde. İçten ve samimi dostluklar azaldı. Aile içi iletişimler bozulmuş, evlerde herkes ayrı odalarda takılmaya başlamış. Evlatlar, ana-babasıyla nasıl konuşacağına kendisi karar vermeye başlamış, büyüklere karşı gelmek marifet addedilmiş,
Okullarda öğretmenlerle iletişim tamamen değişmiş, öğrenciler öğretmenin karşısında cafe ortamındaymış gibi durmaktadırlar. Öğretmene karşı gelmek büyük işmiş gibi görülmekte, öğretmeniyle laubali konuşmak sıradanlaşmıştır. Öğrencilerin kıyafetleri ahlak normlarını çoktan aşmış vaziyettedir.
Teknolojinin hep olumsuz şekildeki etkilerinden bahsettik. Fakat olumlu değerlendirilirse teknoloji neden çok yararlı olmasın. Hayatımızı zaten kolaylaştırmış olan bu güç, iyi niyetli insanlar tarafından olumlu değerlendirilebilir. Böylece milli, manevi düşüncelerimize katkıda bulunulabilir. Televizyon, bilgisayar, internet, cep telefonu vs bütün teknoloji ürünleri müspet kullanılırsa çok faydalı eşyalardır. Önemli olan nasıl kullanılacağının bilinmesidir. Türkçemiz’in düzgün konuşulduğu, yabancı kelimelerin ve uydurma sözcüklerin olmadığı programların sayısının artması, gençler üzerinde oldukça olumlu etki meydana getirecektir. Milli, manevi değerlere saygılı dizilerin ve sinema filmlerinin artması tarih bilinci oluşmasında faydalı olacaktır.
İletişim ile ilgili yapılacak programlar, karşılıklı konuşmalarda saygıyı, büyüklere hürmeti, küçüklere sevgiyi arttıracaktır.
Teknolojiye esir olmamak, teknolojiyi ülkemizin, memleketimizin menfaatine kullanmamız lazım. Bilim ve teknolojiye her türlü evet; ama değerlerimizi, yaşantımızı, inançlarımızı yok etmesine hayır.
OSMAN AZMAN
Hamsili ekmek
Karadeniz yöresi lezzetlerinden birtanesi hamsili ekmek :))
(Kapçoni cari) veya "hamsikoli"diye söylenir.
Doyurucu ve bereketli bir yemek bizim evde de bol bol tüketilir:))
Malzemeler:
1 demet pazı
Bir kase hamsi
2 tane havuç
4 sap taze soğan
4 sap pırasanın yaprakları
2 adet domates
4-5 adet sivri yeşil biber
1 demet dereotu
1demet maydanoz
1 demet dereotu
1demet maydanoz
1 demet nane
alabildiği kadar mısır unu
1 çay b. sıvıyağ
1 su bardağı ılık su
karabiber ,kırmızı biber ,kuru nane
karabiber ,kırmızı biber ,kuru nane
HAZIRLANIŞI:
İlk olarak 1 demet pazı, 4 sap taze soğan,1 demet dere otu,1 demet maydanoz,1 demet nane ve
4 sap pırasanın yaprakları doğranıp bir karıştırma kabına alınır.
üzerine 2 rendelenmiş havuç ,5 adet sivribiber ve 2 domates doğranarak eklenir.üzerine
tuz ve kırmızı ve karabiber eklenerek hafif suyu çıkana kadar ovulur.Hamsiler
doğranarak eklenir.daha sonra üzerine 1 su bardağı ılık su ve
1 çay bardağı sıvıyağ eklenir.alabildiği kadar mısır unu ile yoğurularak
tepsiye dökülür.fırında üzeri kızarana kadar pişirillir.
Afiyet olsun
sevgiler,selamlar
sevgiler,selamlar
Bu tarifimi ayrıca sevgili
http://safiyeile.blogspot.com/
"yöresel lezzetler etkinliğine"
gönderiyorum,kolay gelsin :)))
http://safiyeile.blogspot.com/
"yöresel lezzetler etkinliğine"
gönderiyorum,kolay gelsin :)))
Etiketler:
balık,
balık tarifi,
hamsi,
hamsikoli,
hamsili misir ekmeği,
hasili ekmek,
kapconi cari
10 Nisan 2012 Salı
BENİM POLİSİM
BENİM POLİSİM
Barış için aşkla yüreği çarpan,
Dermanlı kahraman benim Polisim.
Kanıyla, canıyla bir görev yapan,
O şanlı kahraman benim Polisim.
Her zaman emniyet, hak birincisi,
Asayiş sağlayan kolluk incisi,
Huzurla güvenin yılmaz bekçisi,
Şerefli kahraman benim Polisim.
Terörün kökünün kazınmasında,
Huzur bozanların bulunmasında,
Kamu düzeninin korunmasında,
Fermanlı kahraman benim Polisim.
Vatan- Millet aşkı, can ve mal için,
Çevik kuvvetiyle iyi hal için,
Özel Harekâtla İstiklâl için,
Sevdalı kahraman benim Polisim.
Göğsünde nakışlı şerefi, şanı,
Devriye gezeni, nöbet tutanı,
Güvenlik güçleri korur vatanı,
Pek şanlı kahraman benim Polisim.
Sokaklara çıkıp; yakıp, yıkana,
Askere, polise kurşun sıkana,
Bölücülük yapıp, hain çıkana,
Hesabını soran benim Polisim.
Bayrağı, sancağı özünden bilen,
Şanlı tarihinin neslinden gelen,
Bu cennet vatanın uğrunda ölen,
Yeminli kahraman benim Polisim.
Mukaddes görevi, adaleti var,
Kolları mazlumu kollayıp sarar,
Bu millet dar günde hep seni arar,
Yanımda her zaman benim Polisim.
Hem gece, hem gündüz görev başında,
Haklıya sıcak dost hizmet aşkında,
“Şehit Polis” yazar mezar taşında,
İmanlı kahraman benim Polisim....A.İ.K
9 Nisan 2012 Pazartesi
10 Nisan 2012 Polis Bayramı
Bugün 10 nisan polis teşkilatının kuruluşunun 167. yıldönümü bizde polis ailesi olarak tüm teşkilatın kuruluş gününü kutluyoruz tüm polislerimizi allaha emanet ediyoruz.
Etiketler:
10 nisan,
emniyet teşkilatı,
polis bayramı,
Polis günü
7 Nisan 2012 Cumartesi
Brezilya nakışı
Sevgili hanımlar Baharın tüm güzelliğini göstermeye başladğı bu güzel günlerde bahara uygun çok güzel bir örtüyle herkese güzel bir hafta sonu dilerim..
Örneklerin büyük halını görmeniz için üzerlerine tıklayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












.jpg)