23 Temmuz 2013 Salı

Hayatın Anlamı Senin Bakıslarında Gizlidir


Eski Bir ​​Adam Zamanların Birinde Hayatın Anlamının ne olduguna kafayi Takmıs.
 Bulduğu hicbir Cevap ona Yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya Karar vermis.
Ama Aldığı cevaplarda ona yetmemiş.
 But Mutlaka Bir Cevabı Olmalı diyormuş.
 Dolasıp Herkese bunu Sormaya Vermis Karar. Ettik Koy, Kasaba, Ulke Dolasmıs Arada Zamanda durmuyor Tabi ki bu ...
Tam Umudunu yitirmişken Bir köyde konuştuğu Cep telefonları için ona?
 Su karsı ki dağları görüyor Musun, ORADA YAŞLI Bir sintine yaşar!
 Istersen ona git Probably o sana Aradığın Cevabı verebilir.
 "Demişler. Çok ve zorlu Bir Yolculuk Sonunda bilgenin yasadigi eve ulasmis adam.
 Kapidan içeri girmiş ve bilgeye hayatin anlamının ne oldugunu Sormus.
 Bilge?
Sana bunun cevabini söylerim AMA once Bir sınavdan geçmen Gerekiyor? Demis.
 Adam Kabil etmis
. Bilge, bir, çay kasığı vermis Adamın eline ve icine de Zeytinyağı doldurmuş.
 Tekrar buraya jel de? simdi Çık ve Bahçede Bir tur? demiş sintine.? YALNIZ Dikkat et kaşıktaki Zeytinyağı eksilmesin eger Bir Damla eksilirse KAYBEDERSİN.?
 Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş.
 Bilge bakmış? Evet demiş kaşıkta Yağ eksilmemiş, peki Bahçe nasıldı?
 Adam Şaşkın.? Ama demiş ben kaşıktan Baska bir Yere bakmadım ki.?.?
simdi Tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde Olacak AMA bahçeyi İnceleyip jel,? demiş sintine ... Adam Tekrar Bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş muhteşem Bir bahçedeymiş Çunku Geri geldiginde sintine,
 adama Bahçe nasıldı diye Sormus Adam gördüğü güzellikler Karşısında büyülendiğini anlatmış Bilge gülümsemiş, Ama kaşıkta Hiç Yağ kalmamis demiş ve eklemiş:.?..? " Hayat senin bakışınla anlam
Kazanır ya Sadece Bir noktayı görürsün Hayatın Akip sales sen farkına varmazsın.
 Yada görebileceğin TÜM güzelliklerin tam Ortasında hayati yasarsan Akip Giden Zamanın anlam Kazanır ...
 " "Hayatinin Anlamı Senin Gizlidir Bakıslarında."
_

6 Temmuz 2013 Cumartesi

VE BİZİ RAMAZANA ULAŞTIR

VE BELLİĞNA RAMAZAN...

...VE BİZİ RAMAZANA  ULAŞTIR...

AYLARIN EN GÜZELİ OLAN RAMAZAN AYI BÜTÜN GÜZELLİĞİ İLE GELİYOR...

RABBİM DUALARIMIZI KABUL ETSİN...



26 Mayıs 2013 Pazar

Lezzetli Balık Pişirme


En Lezzetli Balık Pişirme Yöntemi Nedir?


Öncelikle  balığı en çok kim tüketmeli onu söyleyeyim. Gebe ve emziren anneler tüketmeli ayrıca küçük çocuklar tüketmeli bunun nedeni omega 3'ün en zengin olanlar balık ve anne sütüdür. Gebelik döneminde balık tüketimi omega 3, bebeğin beyin gelişimini sağlar kemik gelişimde etkilidir.
Balık pişirmede kullanılan teknikler yağda kızartma tekniği, ızgarada pişirme tekniği, Fırın tekniğidir. Yağda kızartma tekniği ile kansorejen maddeleri vücudumuza almış oluyoruz ve bütün vitaminler değersiz hale geliyor.

çok pratik balık pişirme tarifi: Seramik olan bir tavaya defne yaprağı ile kaplanır (defne yaprağı balığa hem koku verir hem lezzet verir hemde idrar söktürücü özelliğe sahiptir). Bu tarif lüferle somonla yada palamutlada yapılabilir. balığımız ikiye bölünmüş yada dilimlenmiş olarak tavaya dizilir. Kuru soğan ince ince halka şeklinde doğranıp balığın üzerine konur. Tavaya hiç yağ koymadan sadece biraz su konur ve tavanın kapağı kapatılarak kendi suyunda ve yağında pişirilir.

Fırında balık için; Sos hazırlığı için biraz zeytinyağı ve limon karıştırılır biraz fesleğen (hem koku verir hem kansere karşı koruyucudur), biraz karabiber konup karıştırılır fırın tepsisine yağlı kağıt üzerine konan balığımızın üzerine bu karışım sürülür ve balık pişirilir.

Balık kokusunu elimizden nasıl çıkarabiliriz?
Limon suyu ile ellerimizi iyice ovuşturup yıkarsak balık kokusu ellerimizden gider.

Ağızdan balık kokusu nasıl gider?
Balığın yanında maydonoz, roka ve dereotu salatası yenirse ağızdaki balık kokusu gider.
_

16 Mayıs 2013 Perşembe

REGAİP KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN...


REGAİP KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN...

Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun.!
Gönül güneşiniz hiç solmasın.!
Gününüz, yüzünüz, gözünüz aydın olsun!
Hayatınızın her anına, her zamanına nur dolsun.!
Dualarınız kabul Kandilimiz Mübarek olsun.!
Selam ve dua ile kalın...
Dualarda Buluşmak Dileğiyle Hayırlı Kandiller ...!!MÜBAREK OLSUN...
Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun.!
Gönül güneşiniz hiç solmasın.!
Gününüz, yüzünüz, gözünüz aydın olsun!
Hayatınızın her anına, her zamanına nur dolsun.!
Dualarınız kabul Kandilimiz Mübarek olsun.!
Selam ve dua ile kalın...
Dualarda Buluşmak Dileğiyle Hayırlı Kandiller ...!!

26 Mart 2013 Salı

Güveçte levrek


Akşama ne pişirsem diyenler için :)

Güveçte levrek pişirin derim :))


Malzemeler 7 adet levrek,  2 adet sivri biber, 2 adet domates,

 1 baş sarımsak, 1 kahve fincanı zeytinyağ,

 1 çay kaşığı baharat (karabiber,köri, kimyon, kırmızı toz biber,

 kekik, köfte baharı, yenibahar), 1 çay kaşığı tuz

Hazırlanışı.

Domatesi  el blendiriden geçirin diğer malzemeleri doğrayarak  güvecin altına 

yerleştirin.üzerlerine balıkları koyun önce ocakta 5 dak. kaynatın sonra  fırında pişirin.


7 Mart 2013 Perşembe

Kadınlar günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun ...


24 Şubat 2013 Pazar

Bir Leyla Düşlemesi


Bir Leyla Düşlemesi
Kardelenin Gözyaşları
Bir Leyla düşlemesidir aşk. Yanmaktır bir gülün kırmızısında, türküler yakmaktır sevgiliye. Gün batımlarında tutulan sevdaları gün doğumlarında aramanın adıdır aşk. Seherlerde bülbülün yanık nağmelerinde gül hasreti çekmektir; güle rengini veren, yüreğini veren bülbül olmaktır aşk.
Ve biz şimdi büyüsü kaybolmuş zamanlarda aşkın peşine düştük. Pazar pazar gezinen Zeliha olduk aşkımıza bir Yusuf bulmak için. Yusuf, esrarını gizleyen ebedi iffetti.

Mecnun?a özendik sevdamızı bir Leyla?ya yüklemek için. Leyla bir ışıktı, abâ??ı hayattı aşkı filizlendiren.
Ferhat olup Şirin?ler hatırına gönül kazmasını yamaç yüreklere vurmak istedik. Şirin, gönül aynasında aşkı büyüten bir suretti.
Bitmeyen özlemler büyütüyoruz bağrımızda. Leyla?ya, Şirin?e, Aslı?ya adadığımız yüreklerimiz vardır. Suretten öte aradığımız bir yâr vardır. Yârin adıyla yan yana bilinsin istediğimiz adlarımız vardır.

?Aşk? ile ?ilgi duyma?nın karıştırıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık güllerimiz Leyla kokmuyor, sevda kokmuyor. Aşkın ilk basamağına dahi çıkamadık. Tutkulara takılıp kaldık. Dergâha gelen delikanlıya şeyhin ?Sen git, âşık ol da gel, aşkı bil de gel!? dediği kadar dahi olsa, yüreklerimize işleyemedik aşk nakışını. Gönül toprağına atamadık aşk tohumunu. Nadasa bırakılmış yüreklerimize bir Leyla tohumu düşmedi.

Biz ölümsüz ve günahsız aşklara değil, günübirlik sevdalara takılıp kaldık. Cismaniyetin ağında ateş böceklerini yıldız sayanlar gibi, tutkuları aşk sandık. Talihsiz yanılgılarla yanlış ateşlerde yandı ruhumuz.

Sonu ?kaf?la biten, ?aşk?ta kalb vardır. Kaf, kalbidir aşkın. Aşkın kalbini çıkarıp aldığınızda geriye ?aş? (k) kalır, ceset kalır, madde kalır.
Mecnun?un aşkına özenip de yürüdüğümüz yollar, çöl değil. Oysa aşk, çölde haz verir insana. Kalb, çöl yanmışlığında kanıyorsa aşk vardır. Aşk, yanmışlıkla daha bir lezzet verir aşığa. Susuzluktan çatlayan dudaklardan dökülen Leyla adı, cânân adı, can verir ölür ruhlara. Çölde ceylanların sürmeli gözlerinde Leyla?yı görenler, aşka uyanır seherlerde. Ve aşkın büyüsü örülür seherlerde. Toprak öperken alınlarımızdan, aslında Leyla?dır buseler konduran.
Bizim seherlerimizde ceylanlar yok artık. Biz seherlerimizi uykulara feda ettik, göremiyoruz Leyla bakışlı ceylanları. Üstümüze güneşler doğar oldu. Geceler boyu yıldızlarla söyleşip de onlara elveda diyemedik gün doğumlarında. Biz, ceylanların gözlerini öpemedik, bu gözler Leyla?nın gözlerine benziyor diye. Uykulara feda ettiğimiz seherlere ağlayamadık. Leylasızlığa akmadı göz yaşlarımız.

Biz sevemedik yaratılanı Yaratan?dan ötürü. Yunus mektebinde diz çöküp okuyamadık aşk kitabını.
Oysa, varlığın özünde sevda hamuru vardı. O hamuru besleyen aşkın pişmanlık gözyaşı vardı. Adem ile Havva?dan dökülen. Şimdi ezeli pişmanlıklara değil, günübirlik sancılara akar oldu gözyaşlarımız.

En sevgiliye iltifatlar vardı sevgililer sevgilisinden, ?Ben sana âşık olmuşam ey şerif!? hitabının tatlı sıcaklığı vardı. ?Levlake...? hitabıyla başlayan bin bir renkte iltifatlar vardı. Âşık ile mâşûkun ezelde yazılı, göklerde yan yana asılı adı vardı.
Aşk medeniyetinin sevda pazarında, gönlümüzü bir Leyla?ya, son Leyla?ya, en Leyla?ya sunmanın hesabındayız. Yere göğe sığmayan Sevgililer Sevgilisini gönül Kâbe?sinde misafir etmenin telaşındayız. Misafirlikler bir olmak içindir, tek olmak içindir.Tıpkı kapısına gelen âşıkına seslenen sevgilinin tek olma hayali gibi.
?Kimsin?? diye seslenir kapısını çalana. Aşka tutulan âşık ?benim? der. Ve tekrar seslenir sevgili. ?Burada iki kişiye yer yok. Gönlüm teki arzular.? Tekrar kapının tokmağına dokunan ve ısrarından vazgeçmeyen âşık, benlik libasından sıyrılır. ?Sen?im? der. Vahdete adım atar, bırakır ikiliği, küfrü bırakır, çokluğu bırakır. Sevdiğinde fânî olur. Aşkın bekâsını bulur.

Ebedî aşkı arzulayanlar, sevdiğinde fânî olup ölümsüzlüğe kucak açanlardır.

Ve sevenlerin dilinde sevilenlerin adı bayraklaşır. Dillerde hep Leyla kitabı okunur. Kulağa gelen her nağmede Leyla, esen her rüzgârda Leyla... Buram buram hep Leyla... Kuşların ötüşünde, güllerin kan kırmızı kıvrımlarında, göğün mavisinde, ağacın yeşilinde hep Leyla vardır. Yağmur damlaları vuslata koşar, düşer toprağa. Toprak, Leyla?sıdır yağmurun; toprağın Leyla?sı yağmur...
Mecnun?a adını sorarlar, Leyla der. Geldiği yeri sorarlar, gideceği yeri sorarlar yine Leyla, hep Leyla der. Hep aşk...

Gönlünü Leyla?ya kaptırmışların şafaklarında, güneşin ışıldayan çehresinde gamzeli tebessümler saklıdır. Dağların doruklarında hiç kaybolmayan beyazlıklar, Leyla?nın yüreğe serinlikler bahşeden sevdasıdır. Aşk, kar beyazı vefalar saklar bağrında.

Yüreğine yasak koyanlar, vefalara bezenmiş aşklarında ölümsüzlüğün kapılarını aralar. Gecenin mavi karanlığında yıldızlardan taç yapan âşıklar. Leyla durağında sevda yağmurlarıyla ıslanırlar.
?Cennet gözlüm? dediğimiz ve yarım kalmış yanımızı tamamlayan sevgiliyi alıp da yanımıza...
?Sen ey cenneti müjdeleyen Sevgili, Sevgilim!? deyip düşüp de peşine, tutunup da eteğine aradık mı hiç gecenin ve gündüzün Leylasını? Sevdanın ve Leyla?nın aşkına kaç gün doğumlarını sancıyla yaşadık? Gün batımlarında kaybettiğimiz Leyla?yı bir gülün kırmızısında bir bülbülün feryadında aradık mı hiç? Leyla?dan başkasını görmez oldu mu gözlerimiz?

Yanıklığıyla ve ceylanlarıyla kendisini aşka çağıran çöldedir Mecnun. Dolaşır bir baştan bir başa. Yüreğinden aşka ırmaklar akar çöl kumlarında. Gönlünü avutur. Dolaştığı günlerden bir gün... Fark edemez namaz kılan bir dervişin önünden geçtiğini. Leyla?dan başkasını görmeye yasaklı gözleriyle göremez, namaz kılan dervişi. Namaz biter. Kırk yıllık bekleyiş yükünü bilen derviş kızar Mecnun?a. Özür kuşanmış kelimelerin ardından, paslı vicdanlara bir hançer gibi, saplanan sözler dökülür Leyla kitabı okuyan dudaklardan. ?Kusura bakma derviş baba, ben Leyla?nın aşkından seni göremedim. Ya sen, huzurunda bulunduğun Mevla?nın aşkından beni nasıl gördün??
Aşk yanılgısıyla avunan yürekler sıtmaya tutulur. Yeni bir sevdanın, ezelî ve ebedî Leyla?nın eşiğinde aşka uyanır canlar, Leyla?ya uyanır. Vuslat kokan düşler Leyla?ya uzanır.
_
 

Naliya © 2008. Design By: SkinCorner