30 Ocak 2013 Çarşamba

İki Çizgi Arasında


Hayat Ve Ölüm.


Bir'in saniyelik varoluş ve Dünyadan yok Olus.
İki Çizgi Arasında 

Bir'in varsın BIR Haddini.

Dünyadan ahirete Yolculuk.

Onun şeyini geride bırakıp gidiyorsun BÜTÜN.
 Sevdiklerin, makamın velhasılı onun şeyini bırakıp Terk ediyorsun dünyayı sevmediklerin, sevenlerin, sevmeyenlerin, Malin, mülkün,.

Yaşadıklarınla ​​ya da yaşayamadıklarınla, ahlarla vahlarla, tühlerle, keşkelerle Gecen BIR Dünyadan veda ediyorsun.

Olmak ya da Ölmek.

Ölmeden once olmayı başarabilmek.

Geride bıraktıklarımıza BIR DAHA dönemeden Gitmek.

İki Çizgi arasında ne yaptıysak, karşımıza çıkacak Olan o.

Ya Halık'a Kulluk, ya da mahluk'a. Kulluk Halık'a imkb, sonu kurtuluş, eger Kulluk kul'a imkb sonu ebedi yok Olus.

Erkekler Dakka Dukka. Eden bulacak.
 Dünya ahiretin tarlasıysa ne ektiysek ONU biçeceğiz.

Ya Yaradan'a esir olacağız, ya yaradılana, seni ölümden korkacağız, ya ÖLÜM Bize yar Olacak. 
Ölüm güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber HIC.

Dünyadaki güzelliklerin peşinden gidip ölümle çirkinleşeceğimize, gercek güzele kavuşmak for O'nun Yolunda koşmamak Niye.

Para kazanma ve rütbe hırsından dolayı, Ne Allah, ne es, ne Çoluk Çocuk, ne de Dostları hatırlıyoruz.
 İlla da para ve rütbe. Halbuki hayatımızın,'' insandır sanıyordum mukaddes Yuke hamal; hamallık ki Fikirlerini ne rütbe var ne de mal'' mısrasındaki Gibi olmasi lazımdı.

'' Ölmeden once Olunuz'' düsturunundaki çizgiyi yakaladığımızda, ölenle ölünmeyeceğini, bir gun hepimizin toprağın kara bağrındaki yerimizi alacağımızı unutmadan yaşayabilmek ince.

Kul Hakkı yemeden, HIC Kimseyi incitmeden, kırmadan, küstürmeden, hak geçirmeden yaşabilmek ve haklıya hakkını verebilmek.

Rabbine aşık, Peygamberine sevdalı BIR yürek.

Gönlünde kibirden, enaniyetten, böbürlenmekten, büyüklenmekten eser kalmamak.

Tevazulu, alçak Gönüllü, Haddini bilerek yaşamak.

Abidlerin, velilerin, fakihlerin, mutasavvıfların, salihlerin, ecdadın yolundan yürüyerek Gitmek.

En sevgiliye kavuşana dek, koşarak Gitmek.

Osman AzMan 
İki Çizgi Arasında

4 yorum:

Gurme Şirine dedi ki...

ölüm her zamam her yerde...
yaşı yok :((
sevgiler ablam...

bir kase lezzet dedi ki...

ince bir cizgi her an ne olacağı belli değil:)

Ali Ahmet ŞANAL dedi ki...

OTUZ BEŞ YAŞ
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

CAHİT SITKI TARANCI

meral yasemin elma dedi ki...

Bütün bu dedikleriniz de nasip işi.Mevlam cümlemize kulluğu ve günahlarımıza tevbeyi ve aşk,zevk,şevk ile yaşamayı nasip etsin.Amin.

Yorum Gönder

 

Naliya © 2008. Design By: SkinCorner